KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Gaziantep Müze Müdürlüğü

MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ ADI

GAZİANTEP MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ

Müze Müdürlüğü İletişim Bilgileri

Adres: İncilipınar Mh,.Şehitkamil Cd, .No: 2, Şehitkamil/G.Antep
Tel: (0342) 324 88 09
Faks: (0342) 324 38 22
e-posta:
gaziantepmuzesi@kultur.gov.tr

Müze Müdürlüğü Merkez Müzesine ilişkin genel bilgiler

GAZİANTEP MÜZESİ

Nüvesi 1944 yılında, öteden beri etraftan toplanmış kimi eserlerin bir araya getirilmesiyle Sabahat Göğüş tarafından kurulmuş olan Gaziantep Müzesi, önce Nuri Mehmet Paşa Camisinde hizmet vermiş, 1969 yılında ise bugünkü binasına taşınmıştır. Arkeolojik bakımdan çok zengin olan bölgenin potansiyeli nedeniyle müzenin genişletilmesi gereksinimi doğmuştur. Müzenin batısındaki genişleme alanında 1990 yılında temeli atılan ve Kültür Merkezi olarak planlanan yapı, 1993 yılında müze ek yapısı biçiminde tadilat görmüş ve 2005 yılında bitirilerek aynı yıl müze ek yapısı olarak hizmete girmiştir. Her iki müze binası bir galeriyle birbirine bağlanmış ve tüm müze sergi salonları yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme sonunda eski müze yapısı kronolojik Vitrinler, yeni ek müze binası ise Zeugma mozaiklerinin teşhir edildiği salonlar olarak değerlendirilmiştir. Zeugma’nın görkemli mozaikleri ve duvar resimlerinin sergilendiği müzemiz, ülkemizin en büyük mozaik ve fresk müzesidir. Ayrıca, özgün sergilemesiyle dünyanın eşi olmayan müzelerindendir.

 

Zeugma Mozaikleri teşhiri

Buradaki sergi salonları, giriş katı, balkon ve 1. kattaki 2 salondan oluşmaktadır. Bu bölümlerde, Gaziantep’in 60 km kadar doğusunda, Nizip ilçesine bağlı olan ve Fırat ırmağının kıyısındaki Belkıs köyünde yer alan ve üçte birlik bölümü yapımı 2000 yılında bitirilen Birecik Barajı göl alanı altında kalan Zeugma antik kentinde bulunmuş Roma dönemi eserleri sergilenmektedir. Bunlar: Mitolojik, tiyatro, doğa ve geometrik konulu mozaikler; mitolojik, geometrik, doğa konulu olan ve fresk tekniğinde yapılmış duvar resimleri; mezar taşları; tanrı ve tanrıça heykelleri ve mimari parçalardır.
 

Giriş katı
Giriş katındaki mozaiklerin sergilemesi yapılırken, burada, Zeugma 2000 yılı kurtarma kazılarında ortaya çıkan villalardan kimi bölümler, sütunlu avlusu, yemek odası, iç avlusu, çeşmesi, havuzu, mozaikleri, freskleri, özgün mimarisiyle birlikte 1/1 ölçekte sergilenmektedir. Bu salonda savaş tanrısı Mars’ın bronz heykeli de yer almaktadır.

 

Giriş katında ayrıca, girişin sağında yer alan oda, Roma dönemine ait ana kayaya oyulmuş bir oda mezar biçiminde düzenlenmiştir. Bu bölümde, mezar odasının girişindeki alanda mezar taşları ve mezarda yatan kişileri temsil eden heykeller; mezar odasının içinde ise lahitler ve sandukalar görülebilir.

 

Giriş katında, girişin sağında bir kafeterya ile kartpostal, kitap ve hediyelik eşyaların satıldığı bir bölüm de yer almaktadır.
 

Balkon
Balkonda, yine Zeugma mozaikleri, duvar resimleri ve mezar taşları sergilenmektedir. Buradan, giriş katında sergilenen kimi mozaikleri tepeden izleme olanağı vardır. Ayrıca, balkondaki oturma sıralarından, Zeugma ve Gaziantep çevresiyle ilgili kısa tanıtım CD’leri projeksiyonla izlenebilmektedir.
 

Birinci kat
Birinci kattaki iki salonda da yine Zeugma mozaikleri, duvar resimleri ve mezar taşları sergilenmektedir.
 

Kronolojik teşhir
Yeni müzeye bir galeriyle bağlanan bu bölüm beş salondan oluşmaktadır. Sergileme, galerinin bitiminde sağdaki bölümde doğa tarihi vitrini ile başlamakta, ve burada fosiller ve kayaçlar sergilenmektedir. Aynı konulu ikinci vitrinde ise bir mamut iskeletine ait kemikler ile doldurulmuş bir timsah sergilenmektedir.

 

Sergileme, Gaziantep bölgesinde insanoğlunun ilk izlerini yansıtan, 600.000 yıl öncesine ait, özellikle Dülük ve Fırat kenarı paleolitik taş aletlerinin ve bunların kullanımına yönelik bilgi verici gereçlerin yer aldığı vitrinle devam etmektedir. Buradan, Kalkolitik ve Tunç Çağlarının çeşitli evrelerini yansıtan sergilemenin yapıldığı orta salona geçilir. Silahlar, aletler, heykelcikler, süs eşyaları, kaplar vb eserlerin tanıtıldığı bu salondaki sergileme Demir Çağındaki bir medeniyete - Urartu'ya - özgü vitrinlerle son bulmaktadır. Salonun ortasında ise, Belkıs Eski Tunç çağı mezarlığından çıkarılan özgün ait bir mezar örneği de sergilenmektedir.
 

Klasik Dönem Salonu
Bu salonda, Akamenid-Pers, Hellenistik ve Kommagene ile özellikle Roma Dönemine ait heykelcikler, cam eserler, pişmiş toprak kaplar ve tıp aletleri sergilenmektedir. Bu salonda, Zeugma kazılarında bulunan kaplar, heykelcikler, sikkeler, mühür baskıları ve bereket tanrıçası Demeter’in heykeli de sergilenmektedir. Bu bölüm, Bizans ve İslâmî dönemlere ait süslü kapların, çeşitli kandillerin sergilenmesi ile sona ermektedir.
 

Sikke ve Küçük Buluntular Salonu
Yeniden düzenlenmiş olan bu salonda modern müzecilik anlayışıyla, bir yanda tüm dönemleri içeren bronz insan ve hayvan heykelcikleri, kült eşyaları, figürünler, damga ve silindir mühürler, çivi yazılı tabletler, süs iğneleri, bilezikler, tork'lar (boyun halkası), fibula’lar (çengelli iğne), yüzük taşları; Klasik Dönem kil mühür baskıları, altın ve gümüş süs eşyaları sergilenmektedir. Diğer yanda ise, sikkenin basım ve çağlarına göre belirlenen özelliklerini ve zaman içindeki değerini belgeleyen bilgi panolarına yer verilmekte; eski Yunan, Roma, Bizans, İslami, ve Osmanlı dönemine ait altın,gümüş ve bronz sikkeler ile Osmanlı Dönemi nişanları izleyiciye sunulmaktadır.
 

Bu salonda ayrıca Zeugma mozaiklerinden “Çingene Kızı Mozaiği” de sergilenmektedir.
 

Taş Eserler Salonu
Koridor şeklindeki ince uzun salonda, Geç Hitit Çağı’na ait, bir tanesi kireçtaşından, diğerleri bazalttan yapılmış kimi yontu, yazıt, kabartma eserler ile Gaziantep’in çeşitli ilçelerine ait köylerde bulunmuş Bizans dönemi taban mozaikleri sergilenmektedir.
 

Müze Bahçesi
Müzenin ön bahçesinde, Geç Hitit Dönemine ait bazalttan kabartmalı steller ve yontular; Roma dönemine ait mimari parçalar yer almakta; yan bahçesinde ise çoğunluğu Belkıs/Zeugma kökenli Roma Dönemi erkeğini simgeleyen kartal ve kadını simgeleyen yün sepeti motifli mezar taşları ve lahitler sıralanmaktadır.

Merkez Müzedeki Eser Sayısı

Envanterlik eser sayısı: 86.203

Müze Müdürlüğüne Bağlı Birimlerin iletişim bilgileri

Birim Adı ve Adresi

Hasan Süzer Etnoğrafya Müzesi

Bey Mh., Hanifioğlu Sok. No:68, Şahinbey/GAZİANTEP

Tel: (0342) 230 47 21
Faks: -
e-posta:
hasansuzeretnografyamuzesi@kultur.gov.tr

 

Birim Adı ve Adresi
Yesemek Açıkhava Müzesi: Yesemek köyü, İslahiye / GAZİANTEP

Tel: (0342) 875 10 55
Faks:-
e-posta: -
 

Müze Müdürlüğüne Bağlı Birimlere ilişkin genel bilgiler

HASAN SÜZER ETNOGRAFYA MÜZESİ

Gaziantep, Bey Mahallesi, Hanifoğlu Sokak'ta yer alan yapı, bu yüzyılın başlarında kurulmuştur. Daha sonra birkaç kez el değiştiren yapı, 1985 yılında çok harap bir durumda iken işadamı Hasan Süzer tarafından satın alınmış, restorasyonu bitirildikten sonra "Hasan Süzer Etnografya Müzesi" olarak kullanılmak koşuluyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağışlanmıştır.

Yapı, ana kaya içine oyulmuş mahzen üzerine üç kattan oluşmakta, ikisi anayola, diğeri ara sokağa ulaşan üç girişi bulunmaktadır. Ön cephedeki işlemeli büyük kapıdan "hayat" adı verilen orta bahçeye, küçük kapıdan ise "selâmlık" denilen bölüme geçilmektedir.

Hayatın güneybatı köşesinde; üst katında oturma odası, alt katında ocaklık ve tuvaletin yer aldığı iki katlı müstakil bir bina yer almaktadır. Bu bölüm evin hizmetkarları, tarafından kullanılmıştır. Hayat, ince bir taş işçiliğinin eseri olan renkli taşlarla kaplanmıştır.

Bodrum katları; birbirinin içinden geçme iki ayrı mekândan oluşmakta olup, ikisi arasında yaklaşık 2 m. kot farkı vardır. Tümüyle yerli kayaya oyulmuş mağara görünümündeki bodrum katta pekmez ve zeytinyağı depolamaya yarayan küpler, erzak depolamaya yarayan bölümler ve su kuyusu bulunmaktadır. Bu bölümde ayrıca büyük bir dokuma tezgâhı yer almaktadır.

Zemin katta; iki oda, "ocaklık" adı verilen mutfak, evin hamamı ile bu mekânın ısınmasını sağlayan ocaklar ve iki farklı taraftan birinci kata çıkan merdivenler yer almaktadır. Hamam, Türk hamamı özelliklerini taşımakta, külhandan gelen ve alttan geçen, duman vasıtasıyla ısınmaktadır. Girişin sağında yer alan oda "tandır odası" dır. Adını, tandır denilen gömme bir taş ocak üzerine konan bir kürsü ve onun üzerine örtülen geniş bir yorgandan, mahalli bir ısınma sisteminden almaktadır. Diğer oda ise gergef işleyen, çıkrık çeviren mankenlerle donatılan “iş odası”dır.

Birinci katta sofada, taş işçiliği ve boyalı tezniyatı ile dikkati çeken bir çeşme ve hayata bakan üç ayrı oda yer almaktadır. Odalardan birisi gelinin çeyizinin serildiği “gelin odası”, ve diğerleri ise ev sakinlerini oda içinde gösteren “kayınvalide” ve “elti odaları” yer almaktadır.

İkinci katta ise, “mutfak eşyaları”, Hasan Süzer aile odası ve Antep Savunmasına ayrılmıştır.

Bina içinde yer alan bölümler günlük yaşamdaki fonksiyonlarına göre yörenin eşyası ile donatılmış, mankenlerle teşhire canlılık ve gerçekçilik verilerek hizmete açılmıştır.

YESEMEK AÇIKHAVA MÜZESİ

Gaziantep'in İslahiye İlçesi'nin Yesemek Köyü'nde yer almaktadır. Karatepe olarak anılan bir tepe üzerinde bazalt taş ocağı ve bu tepenin yamaçlarında bir heykel atölyesi bulunmaktadır. Burası ilk kez, Alman Doğu Araştırmaları Kurumu adına Zincirli Höyük'te kazı yapan Felix von Luschan tarafından görülerek bilim dünyasına tanıtılmıştır. Burada 1958-1961 yıllarında Prof. Dr. Bahadır Alkım tarafından kazı ve araştırma yapılmış ve bir bilimsel yayın yayımlanmıştır.

M.Ö. 2. binin ikinci yarısı içinde bölge, Hitit egemenliğine girdikten sonra bu taş ocağı etkinliğe başlamış ve Hititlerle yeni bir işlev kazanmıştır. Burada Hititli ustaların yanı sıra Hurri usta ve sanatkârların da çalıştığı bilinmektedir. Bir ara etkinliği zayıflayan atölyede, Geç Hitit krallıkları döneminde M.Ö.9. yüzyıldan başlayarak çalışmalar yeniden yoğunlaşmış, bu ikinci dönemde özellikle Arami ve Asur sanatı ağırlık kazanmıştır. Diğer Önasya sanat unsurları gibi burada egemen olan sanatsal üslup da, oriantalizan üslup adıyla hemen sonraları batıda gelişmeye başlayan Ege kültürlerini etkilemiş ve Klasik Dönemle doruk noktasına ulaşan Yunan sanatının adeta çekirdeğini oluşturmuştur.

Atölyenin teknik işleyişi bilinmektedir. Yüzey kayası düzlendikten ve blok sınırları belirlendikten sonra burada düzenli delikler veya kanallar açılmakta, bu oyuklara kuru ağaçlar çakılmaktadır. Islaklık sonucu genişleyen ağaçlar kaya bloğunu çatlatarak yerinden koparmaktadır. Elde edilen bazalt bloklar ağaç kızaklarla yamaçtaki çalışma alanına indirilmekte ve alınan siparişe göre ustalar bloğu kabaca yontmakta, taslak haline getirmektedir. Bu taslakların ince işçilikleri ise, taşıma işi sırasında zarar görmemesi için gittiği yerde yapılmaktadır. Buna ilişkin bulunan tek bir örnek, Zincirli'den çıkarılıp halen Gaziantep Müzesi'nde sergilenen sfenkstir. Devlet denetiminde büyük bir teşkilatla işletildiği anlaşılan bu taş ocağı ve heykel atölyesinde taslak işçiliğinin bütün evrelerini izlemek olanaklıdır. Asurlularca etkinliğine son verildiği ve ustalarının Asur'a götürüldüğü bilinen atölyede her şey olduğu gibi kalmış ve zaman donmuş gibidir. Sanki biraz sonra öğle yemeği paydosu bitecek ve çalınan bir başlama düdüğü ile ustalar ve sanatkârlar tekrar işlerinin başına döneceklerdir. Gaziantep Müzesi'nce yapılan çalışmalarla düzenlenen alanda halen 200'den fazla heykel taslağı sergilenmektedir. Sfenksler, kapı aslanları, oturan aslanlar, kanatlı aslanlar, Amanos Dağları'nı temsil eden dağ tanrısı kabartmaları, savaş sahnesi kabartmaları ve mimari parçalar kendi doğal ortamlarında sergilenmektedir.

Etkinliği yaklaşık 500 yıl sürmüş olan taş ocağı ve atölye, günümüze kadar gelmiş halen tek örnek olması açısından önemlidir.

2005 yılı içerisinde Opet’in sponsorluğunda arkeolog İlhan TEMİZSOY tarafından çevre düzenleme çalışmaları yapılmış olup, gelecek yıllarda da devam edecektir.

Bağlı Müzelere ilişkin eser sayıları

Hasan Süzer Etnoğrafya Müzesi:
Envanterlik eser sayısı: 340

Yesemek Açıkhava Müzesi:
Envanterlik eser sayısı: 143