KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müze Müdürlüğü


ANKARA ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ MÜDÜRLÜĞÜ

İletişim bilgileri

Adres : Gözcü Sok. No: 2 Hisar Altındağ /ANKARA
Tel : (312) 324 31 60-61
Fax : (312) 311 28 39
E-mail :  anadolumedmuzesi@ktb.gov.tr;   anmedmuz@gmail.com
Sorumlu olduğu il/ilçe : Ankara-Kırıkkale
Bağlı Birimleri  : Anadolu Medeniyetleri Müzesi
                              Ankara Augustus Tapınağı (Yazıtlar Kraliçesi)
                              Gordion Müzesi
                              Ankara Roma Hamamı ve Açıkhava Müzesi
                              Kırıkkale- Sulu Mağara
                            






ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ

Adres: Gözcü Sok. No: 2 Hisar Altındağ /ANKARA
Müze Ziyaret Saatleri (Yaz/Kış): Yaz: 8.30-19.00, Kış: 8.30-17.30
Müzenin Açık Bulunduğu Günler: Her gün

YAPILARIN TARİHİ
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Atpazarı olarak isimlendirilen semtte, Ankara Kalesi’nin dış duvarının güneydoğu kıyısında, yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri Kurşunlu Han’dır.

Bedestenin; Fatih Dönemi vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1464-1471 tarihleri arasında yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Kitabesi yoktur. Kaynaklarda Ankara sof kumaşlarının buradan dağıtıldığı yazılıdır. Yapının planı klasik tiptedir. Ortada 10 kubbe ile örtülü dikdörtgen planlı kapalı mekan (bedesten), karşılıklı yerleştirilen üstü beşik tonozlarla örtülü 102 dükkandan meydana gelen bir arasta ile çevrilmektedir.

Kurşunlu Han; tahrir defterlerine sicil kayıtlarına dayanan son araştırmalara göre Fatih Dönemi vezirlerinden Mehmet Paşa’nın İstanbul’un Üsküdar semtindeki imaretine vakıf olarak yaptırılmıştır. Kitabesi yoktur. 1946 yılındaki onarımda II. Murat’a ait sikkeler ele geçirilmiştir. Bu buluntular, hanın 15. asrın ilk yarısında var olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Han Osmanlı devri hanlarının tipik plan karakterinde olup, ortada avlu ve revak sırası ile, bunları çeviren iki katlı odalardan oluşur.

Bugün, müzeyi oluşturan bu iki yapı, 1881 yılındaki son yangından sonra terk edilmiştir.

Müze’nin bahçesinde ise genellikle Roma ve Doğu Roma Dönemi mezar stelleri, lahitler, küpler, heykeller, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait mezar taşları sergilenmekte olup, henüz etnoğrafik eserlerin sergilenmesi yapılamamıştır.

MÜZENİN TARİHİ
Ankara’da ilk müze, Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından 1921 yılında kalenin Akkale olarak isimlendirilen burcunda kurulmuştur. Bu müzenin yanı sıra Augustus Mabedi ile Roma Hamamı’nda da eser toplanmıştır. Atatürk’ün telkinleriyle merkezde bir “Eti Müzesi” kurma fikrinden hareket edilerek diğer bölgelerdeki Hitit eserleri de Ankara’ya gönderilmeye başlanınca geniş mekanlara sahip bir müze binası gerekli görülmüştür. O zamanki Kültür (Hars) Müdürü Hamit Zübeyr Koşay tarafından, devrin Maarif Vekili Saffet Arıkan’a metruk halde bulunan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın onarılarak müze binası olarak kullanılması önerilmiş, bu fikir kabul edilerek 1938 yılından, 1968’e kadar devam eden bir restorasyon çalışması başlamıştır. Bedestenin orta bölümünde yer alan kubbeli mekanın büyük bir kısmının onarımının 1940 yılında bitirilmesi ile eserler, Alman Arkeolog H. Guterbock başkanlığında bir heyet tarafından yerleştirilmeye başlanmış, 1943 yılında binaların onarımı devam ederken, orta bölüm ziyarete açılmıştır.

Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, Anadolu arkeolojisi, Paleolitik Çağ’dan başlayarak Osmanlı Dönemi'ne kadar, bu tarihi mekanlarda kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.

  • Ankara-Anadolu01.jpg
  • Ankara-Anadolu02.jpg
  • Ankara-Anadolu03.jpg
  • Ankara-Anadolu04.jpg
  • Ankara-Anadolu05.jpg
  • Ankara-Anadolu06.jpg
  • Ankara-Anadolu07.jpg
  • Ankara-Anadolu08.jpg
  • Ankara-Anadolu09.jpg













ANKARA AUGUSTUS TAPINAĞI (YAZITLAR KRALİÇESİ)

Adres : Hacı Bayram, 06030 Altındağ/ANKARA
Müze Ziyaret Saatleri (Yaz/Kış): Ankara Augustus Tapınağı güvenlik önlemleri sebebiyle ziyarete açık değildir. Ancak dıştan görünümü her saat mümkündür.

ANKARA AUGUSTUS TAPINAĞI
Ankara’da Roma Dönemi’nin en önemli yapılarından biri olan Augustus-Roma Tapınağı, Galatia Eyaleti'nin İmparator Augustus (M.Ö 27-M.S. 14) tarafından Roma İmparatorluğu’na katılmasından sonra, yeni eyalet merkezi olan Ankyra’da (Ankara) İmparator Augustus ve kentin yerel tanrıçası Roma’ya ithaf edilerek inşa edilmiştir.

Tapınak güneybatı-kuzeydoğu doğrultulu, 36x54.82 m. ölçüsünde, Korinth düzeninde, pseudo-dipteral planlı olup, yaklaşık 2 m. yüksekliğinde sekiz basamakla çıkılan bir podyum üzerine oturtulmuştur. Tapınağı dar kenarlarında 8, uzun kenarlarında 15 adet sütun çevrelemekteydi.  Ayrıca ön oda (pronaos) önünde 4, derin arka odasında (opisthodomos) iki duvar çıkıntısı arasında (in antis tarzında) 2 adet sütun yer almaktaydı. Bugün tapınağın güney ve güneydoğusunda yer alan temellerin büyük bir bölümü, belki hiç tamamlanamamış olan sütun dizisine (peristasis) ve platformun çevresindeki basamaklı kesime (krepidoma) ait temel duvarlarıdır.

Tapınak mimarisinin daha geç dönemlerde bazı değişikliklere uğradığı görülmektedir. Tapınak, 6. yüzyıl başlarında Bizanslılar tarafından kiliseye çevrilmiştir.  Kiliseye dönüştürme sürecinde, kutsal odanın (cella) taban seviyesi tesviye edilmiş, cella ile opisthodomos arasındaki duvar kaldırılmış, tapınağın arka kısmına apsis eklenmiş ve cellanın güneydoğu duvarına 3 büyük pencere açılmıştır.

1427-1428 yıllarında ise Hacı Bayram Camii, tapınağın kuzeybatı köşesine bağlantılı olarak inşa edilmiştir. Tapınak hakkında yazılmış ilk yazılı belgelerden, tapınağın opisthodomos kısmının arkasına eklenen eyvandan ve tapınak duvarlarına yazılan grafitiden, Hacı Bayram Camii’nin yapılmasından sonra tapınağın bir süre medrese olarak kullanıldığı da düşünülmektedir. Zaman içerisinde değişikliklere uğrayan cami ve hemen yanı başında bulunan türbe halen başkentin en önemli ibadet yerlerinden birini teşkil etmektedir. Hacı Bayram Camii’nin de üzerine inşa edildiği bu tepe, bin yıllar boyunca kutsal alan ve ibadet mekanı olarak kullanılmıştır.

1834 yılında cellanın kuzeybatı duvarının büyük bir bölümü tahrip edilmiş olmasına karşın, pronaos, büyük kapı, cella ile tapınak günümüze kadar büyük oranda korunabilmiştir.


YAZITLAR KRALİÇESİ (ANKARA AUGUSTUS TAPINAĞI YAZITLARI)
Roma İmparatoru Augustus’un (M.Ö. 27 - M.S. 14) ölümünden sonra “Res Gestae Divi Augusti” (Tanrılaşmış Augustus’un Yaptığı İşler) yazıtı Ankara Augustus-Roma Tapınağı’nın duvarlarına iki dilde ve kırmızı boyalı olarak yazılmıştır. Latince olan yazıt, yapının anta duvarlarının pronaosa (ön oda) bakan yüzlerine, Eski Yunanca yazıt ise tapınağın güneydoğu cella (kutsal bölüm) duvarının dışa bakan yüzüne yazılmış ve günümüze değin gelmiştir. “Tanrılaşmış Augustus’un Yaptığı İşler” adını taşıyan bu kitabenin diğer iki kopyasına ait parçalar da yine Anadolu’da ele geçmiştir.

Yapının anta duvarlarından kuzeybatı anta duvarı ucunda imparator rahipleri ve rahiplikleri sırasında yaptıkları işleri anlatan Rahip Listesi, güneybatı anta duvarı ucunda ise biraz daha geç bir dönemden bir rahip ile ilgili kısa bir yazıt yer alır.

Augustus’un başardığı işleri anlatan bu çift dilli yazıt, Ankara’daki tapınakta günümüze değin ayakta kalmıştır ve dünya tarihi açısından büyük değer taşımaktadır. Roma’daki kaybolan orjinal yazıtın korunmuş tek tam kopyası olmasının yanı sıra; Roma devrini anlatan en değerli belgelerden birisi olması ile arkeolojik açıdan da özel bir öneme sahiptir.

Yazıtla ilgili ilk olarak 1800’lü yıllarda W.J. Hamilton, C. Humman, O. Puchstein, T. Mommsen çalışmışlardır. Tarihçi ve dil bilimci T. Mommsen yazıtı “Yazıtlar Kraliçesi” olarak adlandırmıştır.
  • Ankara-Anadolu-Augustus01.jpg
  • Ankara-Anadolu-Augustus02.jpg
  • Ankara-Anadolu-Augustus03.jpg
  • Ankara-Anadolu-Augustus04.jpg









SULU MAĞARA (KIRIKKALE KESKİN) ÖREN YERİ

Adres : Kırıkkale-Keskin İlçesi Altıntaş Mahallesi Arzu Bayırı Mevkii, Keskin/KIRIKKALE
Müze Ziyaret Saatleri (Yaz/Kış): 08:00/17:00


Sulu Mağara, Kırıkkale merkezine 27 kilometre uzaklıkta yer alan Keskin İlçesi Altıntaş Mahallesi Arzu Bayırı Mevkii'nde yer almaktadır.

Karpuz Bayırı Tepesi'nin güneye bakan üst yamacında bulunan mağara; yatay olarak gelişmiş, yarı doğal yarı yapay, düden konumlu fosil bir mağaradır ve Paleozoik Dönem'e tarihlendirilmektedir.

285 m. toplam uzunluğa sahip olan mağara, birbirine bağlı üç kattan ve iki galeriden meydana gelmiştir. En derin noktası 25 m. olup tavan yüksekliği 1-4 m. arasında değerlendirilmektedir. Üç kattan oluşan yapay galeriler 14, 15, 25 metrelerde yer alır. Büyük bir bölümü maden ocağı olarak açılan Sulu Mağara, çeşitli doğal ve yapay şekillere sahiptir.

Mağaranın bir bölümü mermer, diğer bölümü ise çamur taşı ve kum taşından oluşmaktadır. Mermerler içinde açılan 115 metrelik giriş bölümü ile havuzlu salon doğal kesimdir ve Pliyosen Dönem'e aittir. Güneyde ve daha aşağıda yer alan bölüm ise maden alımı sonucu oluşan galerilerdir.

Mağaranın girişi ve kuzeybatısındaki havuzlu alanın bir bölümünün Erken Hristiyanlık döneminde kurşun çıkarımı için kullanıldığı düşünülmektedir. Mağaranın içinde bulunan taş duvar ve havuzlar bu döneme aittir. Bu yüzeyin hemen altında düden konumlu mağara gelişmiştir. Güneyde ve daha aşağıda bulunan galeride ise maden işletilmiştir.

Geçitleri birbirine bağlayan giriş ağızları insan eliyle yapılmış iyi bir taş işçiliği örneğidir. Sulu mağara yağışlı dönemler dışında bütünüyle kurudur. Bu suları toplamak için antik dönemlerde derinliği 2 metreyi bulan havuzlar yapılmıştır.
  • Ankara-Anadolu-Keskin01.jpg
  • Ankara-Anadolu-Keskin02.jpg
  • Ankara-Anadolu-Keskin03.jpg
  • Ankara-Anadolu-Keskin04.jpg









ANKARA ROMA HAMAMI  VE AÇIKHAVA MÜZESİ

Adres: Çankırı Caddesi No: 43 Ulus/ ANKARA   Telefon: 0 (312) 310 72 80
Müze Ziyaret Saatleri (Yaz/Kış):
Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri Ziyaret Saatleri: 08:30- 17:00
Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri Tatil Günleri: Her gün açık

ROMA HAMAMI
Roma Hamamı, Ulus Meydanı’ndan Yıldırım Beyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, Ulus’tan yaklaşık 400 metre uzaklıkta, yolun batısında, caddeden 2,5 metre kadar yükseklikteki bir plato üzerinde bulunmaktadır.

Antik Dönemde Ankara’da bir hamam olduğu tarihi kaynaklardan bilinmekteydi. Hamama ilişkin ilk izler 1931 yılında yapılan bir inşaat sırasında ortaya çıkarılan kalıntılar ile tespit edilmiştir. Büyük Hamam, palaestra (spor alanı) ve hamam binası olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Hamam binası yaklaşık olarak 140,00 x 180,00 m. boyutlarında olup, bu yapının kuzey-doğu kenarında yaklaşık 95,00 x 95,00 m. boyutlarında bir palaestra yer alır. Büyük Hamam’ın, kazılarda ortaya çıkarılan buluntular ve sikkelere göre İmparator Caracalla’nın hüküm sürdüğü dönemde (M.S. 211-217) inşa edildiği düşünülmektedir.

Bugün Roma Hamamı olarak adlandırılan bu ören yerinin bir höyük olduğu, aşağıdan yukarıya doğru Frig, Roma, kısmen de Doğu Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yerleşim gördüğü anlaşılmıştır.

Eskilerin Çankırıkapı dedikleri bu örenyerinde, bugün görebildiğimiz Roma Çağı binaları arasında iki ayrı tesis ile karşılaşmaktayız.
1 – Antik Ankyra şehrinin sütunlu yolundan bir kısım,
2– Roma Çağı Hamamı ve Palaestrası'na ait binalar.

Bunların etrafında da yine Roma  Devri’nden başka yapıların temel izlerine rastlanmıştır.

AÇIKHAVA MÜZESİ
Yaklaşık 65.000 m2 bir alanı kapsayan Ankara Roma Hamamı örenyeri, 1997-2001 yılları arasında yapılan çalışmalarla bir Açık Hava Müzesi görünümüne kavuşturulmuştur.

Ören yerinde bulunan yaklaşık 1000 adet çeşitli eser, mezar stelleri, kitabeler ve mimari parçalar biçiminde 3 ana gruba ayrılmıştır. Palaestranın güney ve batı kanatlarında mezar stelleri, kuzey kanadında yazıtlı bloklar, postamentler ve su künkleri, doğu kanadında altar vb. diğer mimari eserler, orta alanda da lahit ve aslan heykelleri sergilenmektedir.

Sergilenen eserlerden mezar stellerinin çoğunluğu Roma ve Doğu Roma dönemlerine aittir.

Yazıtlı bloklar ise genellikle kitabeler ve mil taşlarından oluşmaktadır. Bunlar, Ankara’nın bu dönemleri ile ilgili bilgiler de içeren eserlerdir. Örneğin bu kitabelerden, İmparator Vespasianus Dönemi'nde (M.S. 69-79) Ankaralı emekli askerlerin bir dernek kurduklarını öğrenebilmemizin yanı sıra, yine bu kitabelerden, dönemin ekonomik, sosyal, kültürel ve ticari yapısı ile spor etkinlikleri hakkında bilgiler edinebiliyoruz.

Bunların yanı sıra, bu alandaki Roma Çağı yapılarına ait, güzel işçilik örnekleri veren mimari yapı elemanları ile kapalı hamam bölümünün batısındaki teşhir alanında da “Nike’li zafer anıtı biçiminde kabartmalı bir blok”, diğer sergilenen eserler arasındadır. Bu alanda sergilenen diğer eserler ise sütun başlıkları, sütun kaideleri ve diğer küçük mimari parçalardan oluşmaktadır.

Ayrıca bu alanlarda, ziyaretçilerin rahat bir şekilde gezebilmeleri amacıyla gezi parkurları ve çevre düzenlemeleri gerçekleştirilmiştir.
  • Ankara-Anadolu-Roma01.jpg
  • Ankara-Anadolu-Roma02.jpg
  • Ankara-Anadolu-Roma03.jpg
  • Ankara-Anadolu-Roma04.jpg









GORDİON MÜZESİ

Adres : Yassıhöyük Mahallesi 06900 Polatlı/ANKARA   
Tel No : (312) 638 21 88
Faks : (312) 638 21 55
Müze Ziyaret Saatleri (Yaz/Kış) : Yaz: 8.30-19.00, Kış: 8.30-17.30
Müzenin Açık Bulunduğu Günler : Her gün

GORDİON MÜZESİ
1963 yılında Yassıhöyük olarak tanınan 500 nüfuslu küçük bir köyün yanında kurulmuştur. Bugün Gordion Müzesi’nde kronolojik bir sergileme sunulmakta, her dönem karakteristik örneklerle temsil edilmektedir.  Eski Tunç Çağı eserleri, bunu takiben Kral Midas ile son bulan Erken Frig Dönemi'ne ait eserler yer almaktadır. Bu eserler içinde Erken Demir Çağı’na ait el yapımı çanak-çömlekler, Erken Frig Çağı'na ait demir aletler, tekstil üretim aletleri sergilenmektedir. Yeni sergi salonunda panoramik vitrin içinde M.Ö. 700 yıllarına tarihlenen tahrip katına ait tipik bir yapı sergilenmektedir. Yeni salonun geri kalan kısmında M.Ö. 6- M.S. 4. yüzyıla ait ithal edilmiş eski Yunan seramiği, Helenistik Çağ ve Roma Dönemi'ne ait malzemeler sergilenmektedir. Son bölümde ziyaretçiler Gordion’da ele geçirilen mühür ve sikke örneklerini izleme imkanı bulabilmektedirler.

FRİG TÜMÜLÜSLERİ

Gordion çevresi geniş bir alan üzerinde M.Ö. 8. asrın son çeyreği ile M.Ö. 6. asrın ortalarına kadar uzanan bir zaman dilimine tarihlenen çeşitli ölçülerdeki tümülüslerle kaplıdır. Tümülüsler Frig soyluları ve ileri gelen kişilerin mezarlarıdır. Bu tümülüslerin içinde 300 m.lik çapı, 55 m.lik yüksekliği ile Türkiye’nin 2. büyük tümülüsü olan Büyük Tümülüs muhteşem bir görüntüye sahiptir. Tümülüs’ün kazısı 1957 yılında gerçekleştirilmiştir. 1960’lı yılların başlarında Türk mühendisliğinin şaheseri beton destek konstrüksiyonunun tamamlanması sonucu halkın ziyaretine açılmıştır.

ANTİK GORDİON YERLEŞİMİ
Frigya Krallığı’nın başkenti, ünlü Gordion şehrinin kalıntıları; Ankara-Eskişehir karayolunun yakınında, Sakarya (Sangarios) ve Porsuk nehirlerinin birbirlerine yaklaştıkları yerde, Polatlı’nın 18 km. kuzeybatısındadır (Ankara’dan 90 km.). Alman ve Amerikan kazıları süresince buradan çıkan ve çeşitli yayınlarda tanıtılan buluntular; bu yerleşimin tarihini Erken Tunç Çağı’na (M.Ö. 3000) kadar götürmektedir.

Gordion, M.Ö. 7. yüzyılın başlarında Kimmerler tarafından tahrip edilmesine rağmen en parlak dönemini M.Ö. 750-700 tarihleri arasında yaşamıştır. Birçok buluntu ve yerleşimdeki tümülüsler 6. yüzyılın sonuna kadar devam eden bu işgali göz önüne serer. Yine de Gordion, Büyük İskender’in burayı yeniden onarıp, bağımsızlığının kendilerine geri verilmesine kadar (M.Ö. 6. yüzyılın ilk yarısı) Persler tarafından yönetilmiştir. 

Kral Gordios tarafından bağlanan meşhur düğüm, Büyük İskender tarafından M.Ö. 333 yılında kışı geçirdiği Gordion’da kesilmiştir. Gordion’da Helenistik dönem, Büyük İskender’in burayı fethinden sonra (M.Ö. 300-100) başlamıştır. Sonra Roma Dönemi (M.Ö. 1 yüzyıl – M.S. 4. yüzyıl) daha sonra Selçuklu (M.S. 11.-13. yüzyıl) dönemi başlamıştır. Bütün bu olaylar Gordion’da 4000 yılı aşkın bir sürede olmuştur.
  • Ankara-Anadolu-Gordion01.jpg
  • Ankara-Anadolu-Gordion02.jpg
  • Ankara-Anadolu-Gordion03.jpg
  • Ankara-Anadolu-Gordion04.jpg