KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İtalya’da Bulunan Lidya Yazıtı

İtalyan Kültür Polisi (Comando Carabinieri Tutela Patrimonio Culturale) tarafından 1997 yılında İtalyan bir antika tüccarının iş yerine yapılan baskında birçok kültür varlığı ve bazı sahte belgeler bulunmuştur. Bunun üzerine şahıs hakkında bir ceza soruşturması başlatılmıştır.
Yakalanan eserler arasında bir Anadolu uygarlığı olan Lidyalılara ait bir yazıt bulunmuş eserin kökeninin Türkiye olup olmadığının teyidi için konu İtalyan İnterpol Birimi tarafından Türk İnterpol Birimine iletilmiştir.
Söz konusu eserin M.S. 215/6 yıllarına ait olduğu üzerinde bulunan yazının transkripsiyonundan tespit edilmiştir. Bir hırsızlık olayına karşın kefaret için adandığı anlaşılan stelin bir hırsızlık sonucu ülkemizden götürülmesi ancak tekrar ait olduğu topraklara dönüşü de olayın dikkat çeken bir başka noktasıdır.
“300 yılında (MS 215/6 yılı), Ksandikos Ayında, 12. günde, Tanrı’ya karşı işledikleri cürüm nedeniyle: Melite ve Makedon, Eia’nın ağını ve başka şeylerini çaldılar; bu sebeple Tanrı tarafından cezalandırıldılar. Anne ve babaları kendi selametleri için Apollon Aksyros’a danıştılar ve adağı şükranla yerine getirdiler.”
Bu eser, Hristiyanlığın ortaya çıkışından 200 yıl sonra bile hala pagan kültürünün ne kadar yaygın ve sosyal hayatta yeri olduğunu göstermesi açısından da sosyolojik öneme sahiptir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerince yapılan incelemelerde eserin daha önce 1987 yılında yayınlandığı tespit edilmiş, eserin tam olarak nereden çalındığı da yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda Manisa’da bulunan Apollon Aksyros tapınağı olarak ortaya konmuştur. Bununla beraber eserin İtalya’ya ulaşmadan önce Almanya, İngiltere ve İsviçre’ye de gönderilerek kağıt üzerinde el değiştirmesi yoluyla eserin aklanmasına yönelik bir çalışma gerçekleştirildiği de anlaşılmıştır.
İtalya’da yürütülen ceza soruşturması delil yetersizliğinden sonuçsuz kalmıştır. Bunun üzerine eserin şahsa iadesi ihtimali gündeme geldiğinden Kültür ve Turizm Bakanlığının talebiyle ilgili dış temsilciliğimiz tarafından bir avukat ile anlaşılması yoluna gidilmiştir. Eserin ülkemize iadesi için açılan dava 1998 yılında Prato’da başlamıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığınca avukatımız eliyle mahkemeye sunulan argümanlar Türkiye’de, henüz gün yüzüne çıkarılmamış olanlar dahil, kültür varlıklarının devlet malı niteliğinde olması, kültür varlıklarını bulmak için izinsiz kazı yapılmasının ve kültür varlıklarının yurtdışına çıkarılmasının suç olması, her iki ülkenin de olay vuku bulduğunda UNESCO 1970 Sözleşmesine taraf olmuş bulunması, Prof. Dr. Hasan Malay, Prof. Dr. Sencer Şahin ve ileriki yıllarda da Prof. Dr. Cumhur Tanrıver tarafından hazırlanan raporlar üzerine kurulmuştur.
Davaya bakan hâkimin duruşmadan kısa bir süre önce değişmesi gibi birtakım aksaklıklar sonucunda 2012 yılında Prato’daki ilk derece mahkemesi ülkemiz aleyhine karar vererek eserin mülkiyetini İtalyan tacire vermiştir.
Verilen karar Bakanlığımızca derhal temyiz edilmiş ancak İtalyan mercilerinin temyiz için 2018 yılını uygun görmeleri bu önemli davanın sonuçlanmasında araya uzun bir zaman girmesine sebep olmuştur.
Kültür ve Turizm Bakanlığının ısrarlı tutumu, hem Roma Büyükelçiliği hem de Roma Kültür ve Tanıtma Müşavirliğince davanın yerinde özenle takip edilmesi sonucunda Floransa’daki üst mahkeme eserin ülkemizden kaçırılmış olduğunu kabul ederek mülkiyet hakkımızı onaylamıştır.
Eserin adli emanetten 19 Eylül tarihinde Roma Büyükelçiliğimiz tarafından teslim alınmıştır. Lidya yazıtı, 22 Eylül 2020 tarihinde THY tarafından ücretsiz taşınarak ülkemize getirilmiş ve 23 Eylül 2020 tarihinde Sayın Bakanımızın da katıldığı bir basın töreni ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğünde kamuoyuna takdim edilmiştir.

İtalyalidyayazıtı01.jpg